Image
Kişisel Gelişim - Eğitim

Çocuğu Aynalamak Nedir?


Aynalama demek aynayı kendimize çevirerek duygularımızı görmek yada bir başkasına ayna görevi görerek yaşadığı duygusunu gerçekten anlamaktır..Hayatınızdaki en değerli varlığımız nedir?” diye sorsam, çocuk sahibi olanlar belki de hiç tereddüt etmeden “evladım” diyecektir. Evet, evlatlarımız bize en değerli ve en güzel emanetlerdir. Bu güzel emanetleri en iyi şekilde yetiştirip en doğru yolu izleyerek topluma kazandırmalıyız. Birey gelişimlerine dikkat etmeliyiz. Onları öyle donanımlı yetiştirelim ki gittikleri yerlere, kurdukları yuvaya her daim ışık olsunlar.

Evlatlarımız günden güne büyürken biz de onları doğru anlayabilen birer anne ve baba olmalıyız. Bunun için çeşitli yöntem ve yaklaşımlar mevcuttur. Bu yöntemlerden bir tanesi de “aynalama” yöntemidir. 

Aynalama yönteminde esas olan, yaşanılan olayı anladığınıza dair empati yapabilecek cümleler kurmaktır. Aynalama yöntemine gelin bir bakalım : Diyelim ki evinize çocuklu misafir geldi. Misafir çocuğunu, oynaması için sizin çocuklarınızla beraber odaya yolladınız. Misafirinize yemek hazırlama telaşında oradan oraya koştururken ,odadan gelen iç yakan sesi duyup, can havliyle odaya koştunuz. Odaya girdiğinizde baktınız ki misafir çocuğun alnı şiş, kızınız/oğlunuz: “Anne, Ahmet benim oyuncağımı aldı ve o benim dedim vermedi ben de ona vurdum çünkü o benimdi!” diye bir açıklama yaptı. Misafir telaşesi sebebiyle zaten gergin olduğunuz bir durum mevcutken, bunların üstüne böyle bir durumu yaşamak, çocuğunuza karşı olan sabrınızın tükenmesiyle içinizden geçen, belki ona bağırmak veya onu hırpalamak olacaktır. Ancak ona bağırmak, onu hırpalamak ve ona rencide edici davranışta bulunmak, özellikle bilinçaltında büyük yıkımlar meydana getirecek ve bu tavrınız hiçbir şeyi çözmeyip, sadece o anı kurtarma adına yapılan bir davranış olacaktır. Bunun yerine, ki çocuğunuzun başka bir çocuğa şiddet uyguladığı bir olay  bile olsa, çocuğunuzla göz hizasına gelip (yani eğilip) 

Oyuncağını aldığı için ona çok öfkelendin, anlıyorum diyerek ayna görevi görüp, hissettiğini anladığınızı belirtmelisiniz. Bir anda odana bir çocuk geldi ve daha ona alışmadan oyuncağını sahiplenmesi garibine gitmiş olmalı, seni çok iyi anlıyorum  ve çok öfkelendin ona vurmak istedin. Bunu, onu durdurmak için yaptın galiba ama bak arkadaşını bu hale sokmak-ne olursa olsun, hangi eşyanı alırsa alsın-uygun bir çözüm değil. Kimseye vurma hakkımız yok. Şimdi arkadaşına yaptığının kötü bir davranış olduğuna sen de katılıyor musun, sorusuna alacağınız evet cevabıyla (inşallah evettir:)) çocuğumuzun özür dilemesini sağlarız.Eğer çocuğunuzu anlamayıp bunu nasıl yaptın deyip direk cezaya başvursanız yada onu anlamamayı seçip bağırırsanız hiç bir şey öğretemeden  bu olayı kapatmış olursunuz. Bu  yöntemi ile onu anlayıp o an kısa süreli çözüm bulduktan sonra, misafirler gidince -bu tür sorunlara çözüm olarak-misafir geldiğinde kullanılacak  eşya ve oyuncakları seçer ve bunun için bir oyun sepeti yapabiliriz.

Yukarıdaki olaydan da anlaşıldığı gibi çocuklarımıza, onların o an yaşadığı hali anlayarak, onunla aynı duyguları paylaşıp bunu belli ederek yön verebiliriz. Burada dikkat edilmesi gereken husus içimizde hissettiğimizle dışarıya yansıttığımız arasında bir uçurum olmamalıdır. Yani dişlerimizi sıkıp ya da ellerimizi sıkıp bu “aynalama” yöntemindeki cümleleri söylersek başarı sağlayamayız. Çünkü çocuklar hisseder. Duygular canlıdır ve hareket eder. Buna dikkat ederek bu aynalama  yöntemini yaşantınızdaki bir çok noktada uygulayabilirsiniz. Aynı zamanda kişisel gelişim içinde çok faydasını göreceğinizi umuyorum. Çocuklarda empati duygusunu geliştirmek için çocuklarda empatiye gelir birde burdan bakalım...

 

Çocuklara Empatiyi Öğretmek Nasıl Olmalı?

 Ebeveynler olarak empatiyi biz ne kadar yapıyoruz? Doğru yapabiliyor muyuz? İşte bununla alakalı ilginç bir araştırmayı size sunmak isterim :

Harvard Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen “The Children We Mean to Raise: The Real Messages Adults are Sending About Values / Yetiştirmek İstediğimiz Çocuklar: Yetişkinlerin Değerler Hakkında Verdiği Gerçek Mesajlar” isimli çalışmanın sonuçları açıklandığında, pek çok anne-baba ve eğitimci – ben de dahil – büyük bir şaşkınlık yaşadık. Hepimiz, empati hakkında yaptığımız onca konuşmaya rağmen, çocukların akademik başarı ve bireysel mutluluğa başkalarını önemsemekten çok daha fazla değer verdiğine şaşırdık. Çalışmayı yapanlar ise çocukların değerlerinin yetişkinlerin değer verdiği şeyleri yansıttığını açıkladı ve çocuklara empatiyi öğretmek için bir dizi tavsiye hazırladı.

“Empati başka bir insanın bakış açısından bakmanın çok daha ötesine geçiyor” diyor projenin direktörü Rick Weissbourd. Weissbourd satış elemanlarının, politikacıların, aktörlerin ve pazarlamacıların profesyonel hedeflerine ulaşmak için bu tarzda bir başkasının “perspektifinden bakma” işini zaten yaptıklarını vurguluyor. Gerçek anlamda empatik olabilmek için çocukların basit bir şekilde başkasının perspektifinden bakmaktan çok daha fazlasını öğrenmeli: Aynı fikirde olmasalar bile başka bir insanın görüşlerine değer vermeyi, saygı duymayı ve anlamayı öğrenmeleri gerekiyor. Weissbourd’a göre empati, duyarlılığın ve başka bir insanın perspektifinden bakmanın aynı anda işlemesinden ibaret. Ayrıca zorbalığı ve acımasızlığın diğer biçimlerini engellemenin de temel anahtarı.

O zaman en başta kendimiz doğru olalım yani doğru temsil olalım ki , çocuklarımıza uzman psikolog edasında davransak bile kendimiz örnek haraketler teşkil etmediğimiz sürece bu işi olmayacağını anlamalıyız.


Yorumlar(0)

Yorum yazın

Email adresiniz gözükmeyecektir. *